Modern siir, Ikinci Yeniye degin Hasim-Necip Fazil-Orhan Veli cizgisini izlemistir. Hasim, düzyazi disinda, müzik ve resim disi bir ara dil biciminde tasarladigi siir diliyle Türk siirine yepyeni bir model getirmistir. Bu model, Tanzimat siirini üretmeyi sürdüren fikir siirini devre disi birakmis, Necip Fazil etrafinda kurulan heceyi, Orhan Veli etrafinda kurulan Garip siirini retorik nutuk disi arayislar biciminde Ikinci Yeniye tasimistir. Hasim yasarken hakkinda yapilan degerlendirmelerde ileride bu dönem edebiyat tarihine Hasim devri olarak gececek yorumlari yapilmistir. Siirde Mana, Türk siirinde hakiki bir dönüm noktasi kabul edilmis, bazi yazarlar tarafindan dönüm noktasi, serbest vezinle yazdigi ilk siirlerinden birinde gecen Melali anlamayan nesle asina degiliz misrasina kadar götürülmüstür. Ister Siirde Mana, ister melal misrasi, o artik Türk siirinde bir dönüm noktasi, hakiki bir dönüm noktasi biciminde tanimlanmaktadir. Fakat Hasim öldükten sonra bunlarin hepsi unutulmus, ortaya inanilmasi güc bir Hasim literatürü cikmistir. Yüzyillari Birlestiren Sair Ahmet Hasim, Hasimin siirini, poetikasini, hayatini yeni bir bakis acisiyla yorumlamaktadir.