"Gerçekten neye inaniyorum?"
Bu soru, milyonlarca insanin zihninde yankilaniyor ama çogu zaman dile getirilmiyor.
Türkiye'de kendini "Müslüman" olarak tanimlayan genis bir kitle var; fakat bu kimlik ile gündelik yasam arasindaki uçurum, son yillardaki arastirmalarin da isaret ettigi biçimde her geçen gün büyüyor. Bir yanda kültürel aliskanliklar ve sosyal aidiyetler, diger yanda sorgulanmamis inanç kaliplari... Peki bu tablo bize ne anlatiyor?
Deist Oldugunu Bilmeyen Müslümanlar, tam da bu sorunun pesine düsüyor.
Kur'an ayetlerini, Islam tarihini ve ibadetlerin kökenlerini; Sümerlerden Zerdüstlüge, Yahudilikten Islam öncesi Arap kültürüne kadar genis bir tarihsel çerçevede inceliyor. Akademik kaynaklar, sosyolojik veriler ve çarpici istatistiklerle desteklenen bu çalisma, okuyucuyu kendi zihnindeki Tanri algisiyla Kur'an'daki Allah tasvirini karsilastirmaya davet ediyor.
Bu kitap, bir sonuç degil, bir baslangiçtir.
Amaci, okuyucuya hazir cevaplar sunmak degil; onu ömür boyu sürecek bir sorgulama, okuma ve anlam arayisi yolculuguna davet etmektir. "Sok" etkisi, bu yolculugun motoru; "davet" ise onun yönüdür. Kitabin degeri, kesin hükümlerinde degil, tetikledigi soru isaretlerinde ve isaret ettigi kaynaklarda gizlidir.
Okur, karsilastigi iddialari kabul etmek ya da reddetmek zorunda degildir; fakat onlari ciddiye alip kendi arastirmasini yapmak zorunda hissedecektir.
Ve iste tam da bu noktada, kitabin en büyük iddiasi, ayni zamanda en büyük basarisina dönüsür.