Urtarmu Codex: Iki Kanadin Hikâyesi, kirk dokuz arketipten olusan mitik bir atlastir. Her arketip bir yildiz, bir tilsim, bir vuslat ve insan kalbinin bir zamanlar bildigi ama sonra unuttugu bir seye dokunan bir rezonans tasir.
Dünya henüz adini bulmamisken ilksel bir ses sessizligi yarip geçti. Bu sesin ilk titresimi kirk dokuz yankiya ayrildi. Yankilar yaratilisin içine, yalnizca anlami temsil eden simgeler gibi degil; anlami harekete geçiren, esikler olarak indi.
Bu nedenle Urtarmu'da talih tesadüf degildir. Talih, insanin içindeki iki kanadin ayni ritimde atmaya basladigi anin hizalanmasidir. Bu hizalanma sanstan ziyade içeride yeniden kurulan bir bütünlüktür.
Anud'un ilk gök isaretlerinden Gigkur'un derin nabzina uzanan bu codex, dili bizzat bir anahtara dönüstüren yasayan bir kozmoloji içinde ilerler. Yol boyunca zamanin muhafizlariyla ve sahitleriyle karsilasilasilir. Perdeyi tutanlar ve ufku yürüyenlerle yan yana gelinir. Udantor, Tinmusu, Tulabzu, Dargusu, Bengutil ve Gusumzi gibi arketipsel varliklar bu yolculuga kendi izlerini birakir.
Bu kitapta mit bir harita gibi çalisir. Tilsimlar bir araç, esikler kapi ve her arketip unutulmus bir ölçüye geri çagiran bir ayna gibi davranir.
Bu kitap, kadim bir mitolojinin yeniden anlatimi degildir. Sembollerin diliyle kurulmus özgün bir kozmolojidir. Edebi olarak okunmak, bir codex olarak yeniden ziyaret edilmek ve bölünmüs hissedenlere içsel bütünlenisi hatirlatan bir tilsim gibi tasinmak için yazilmistir.
Eger bir gün, eksik olan seyin disarida degil de içinde oldugunu hissettiysen, Urtarmu, Kirk dokuz arketiple örülen mitik bir yolculuk... seni zaten çagiriyor olabilir.