Bir seylerin eksik oldugunu, yolunda gitmedigini fisildayan o ses, disindeki boslugun bir yudum sudan sebep tüm bedeni inletmesi gibi inletiyordu ruhunu
Sahip oldugun hicbir seyle tamamlayamadigin bosluk, koca bir ömürde bir türlü bulamadigin kendin olunca, bastirmasan da agriyor, tirnaklamasan da kaniyordu bir yerden sonra
Yesim de her seyin kusursuzca kurgulandigi hayatinda, duvarda egri duran bir tabloya tutulur gibi takilip kalmisti icindeki bosluga. Kim bilir nelerden vazgecmek, neleri bu ugurda feda etmek gerekecekti simdi Hizada dursun istedikleri icin neleri yerinden oynatacakti kim bilir
Oysa aradigimiz anlam, her zaman bilinmez yollarda, zorluklardan sonra, uzaklarda, derinlerde, yükseklerde, havali ve tilsimli olmak zorunda degildi.
Insan kendini bazen bakmayi siklikla unuttugu yerde, gözünün önünde buluverirdi